Kalp Yetersizliği Hastalarında Fiziksel Aktive

Kalp Yetersizliği Hastalarında Fiziksel Aktive

Paylaş:

Dr. Öğr. Üyesi Aylin TANRIVERDİ EYOLCU

Çankırı Karatekin Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, Çankırı

e-mail: aylintanriverdi@karatekin.edu.tr

Kalp yetersizliği (KY) kalbin yapısal ve fonksiyonel bozukluğuna bağlı olarak dokuların ihtiyacı olan oksijenlenmiş kanı pompalayamaması ile karakterize klinik bir sendromdur. KY genellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon, kalp kapak hastalıkları, aritmiler veya kardiyomiyopatiler gibi nedenlerden kaynaklanır. TRends-HF çalışmasına göre, Türkiye'de 2022 yılı sonu itibarıyla KY’nin tahmini prevalansı %2,1 olup, yıllık insidansı her 1000 kişide 4 ila 6 arasında değişmektedir. KY prevalansı yaşla beraber artmaktadır. Ayrıca ülkemizdeki KY hastaları, Batı ülkelerindeki hastalara göre 8 ila 10 yıl daha erken yaşta tanı almaktadır.

KY’nin tipik semptomları arasında nefes darlığı, ayak bileklerinde şişlik, yorgunluk ve egzersiz intoleransı yer almaktadır. KY’de egzersiz ve fonksiyonel kapasitenin azalmasında kardiyak rezervin azalması merkezi bir rol oynarken, hastanın temel özellikleri ve yaşlanma, pulmoner rezervin azalması, periferik ve solunum iskelet kası fonksiyon bozukluğu, periferik vasküler fonksiyon bozukluğu ve otonom sinir sistemi dengesizliği gibi bir çok faktör de rol oynamaktadır. Sonuç olarak KY hastalarında günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kalitesi olumsuz olarak etkilenmektedir.

Fiziksel aktivite, iskelet kasları tarafından oluşturulan ve enerji harcaması gerektiren herhangi bir vücut hareketi olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel aktivite serbest zaman aktiviteleri, ev işi aktiviteleri, mesleki aktiviteleri gibi farklı alanlarda yapılabilir. Bir meta-analizde fiziksel aktivite düzeyi yüksek olan kişilerin, fiziksel aktivite düzeyi düşük olan kişilere kıyasla KY geliştirme riskinin %23 daha az olduğu gösterilmiştir. KY hastalarında fiziksel aktivite seviyesi azalmaktadır. Bir kohort çalışmasında, KY olan bireylerin KY olmayan bireylere kıyasla %16 daha az aktif olduğu gösterilmiştir. Buna ek olarak, hastaların üçte biri semptom şiddeti ile ilişkili olarak kış aylarında yaz aylarına göre daha az fiziksel aktivite gerçekleştirmektedir. Ayrıca, uyanıklık süresince oturarak veya yatarak düşük enerji harcamasıyla geçirilen zaman olan sedanter davranış da artmaktadır. Adım sayısı fiziksel aktiviteyi değerlendirmede kullanılan önemli bir parametredir. KY hastalarında günlük adım sayısı ortalama 5040 adım olarak belirlenmiştir. Bu da KY popülasyonun adım sayısının, sağlıklı yaşlı yetişkinler için önerilen 7000 adımın altında olduğunu göstermektedir. Bu popülasyonda fiziksel aktiviteyi sürdürmenin veya artırmanın önündeki engeller arasında semptomların kötüleşmesi, egzersiz toleransının azalması ve egzersiz programlarına uyumun zayıf olması yer almaktadır.

KY hastalarında fiziksel aktivitenin azalması, azalmış fonksiyonel kapasite, düşük yaşam kalitesi, artmış ölüm riski ve hastane yatış riskiyle ilişkilidir. KY hastalarında yetersiz fiziksel aktivite tüm nedenlere ve kardiyak nedenlere bağlı ölüm riskini yaklaşık 2 kat artırmaktadır. Günde 4 saatten fazla televizyon izleyen hastaların 2 saatten az izleyen hastalara kıyasla ölüm riski %65 artığı gösterilmiştir. KY hastalarında, hastaneden taburcu olduktan sonraki ilk haftada fiziksel aktivite düzeyi düşük olan bireylerin, 30 gün içinde herhangi bir nedenle yeniden hastaneye yatış olasılığı daha yüksektir. Tüm bu sonuçlar, yetersiz fiziksel aktivite ve artmış sedanter davranışın hem KY gelişme riskinin artmasında hem de KY olan bireylerde olumsuz sağlık sonuçlarının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığını göstermektedir.

Dünya Sağlık Örgütü kronik hastalığı olan yetişkinlerde önemli sağlık yararları elde etmek için haftada en az 150-300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite; veya en az 75-150 dakika yüksek şiddetli fiziksel aktivite; veya orta ve yüksek şiddetli aktivitelerin eşdeğer bir kombinasyonunu yapmalarını önermektedir. Ayrıca sedanter geçirilen zamanın sınırlandırılması gerektiği ve sedanter zamanın herhangi bir şiddette fiziksel aktivite ile değiştirilmesinin sağlık açısından fayda sağlayacağı belirtilmektedir. Mevcut fiziksel aktivite önerilerini karşılayan KY hastalarında (haftada 150 dk ve üzeri orta ila yüksek şiddetli fiziksel aktivite) ölüm riskinin azaldığı gösterilmiştir. Biz de KY hastalarında gerçekleştirdiğimiz çalışmada farklı fiziksel aktivite şiddetlerinin ve adım sayısının damar sertliği ile ilişkili olduğunu gösterdik. Çalışmamızda, KY hastalarının hafif şiddetli ve orta şiddetli fiziksel aktivitede geçirdikleri süre arttıkça damar sertliklerinin azaldığını gözlemledik. Bu bulgular KY hastalarında düşük şiddetli fiziksel aktivitedeki artışların dahi kardiyovasküler sağlık üzerine olumlu yararlar sağladığını vurgulamaktadır.

KY hastalarında kardiyak rehabilitasyon önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Egzersiz eğitimi ve fiziksel aktivite yönetimi kardiyak rehabilitasyonun en önemli bileşenlerini oluşturmaktadır. KY hastalarında egzersizi davranış değişikliği müdahalesiyle birleştiren, fizyoterapist tarafından uygulanan merkez temelli uygulamaların fiziksel aktivitede iyileşme sağladığı kanıtlanmıştır.  Fiziksel aktivite danışmanlığı sırasında günlük adım sayısını en az 2000 adım artırmak, kişiye özel, artımlı adım hedefleri belirlemek, KY olan çoğu hasta için hem klinik olarak anlamlı hem de ulaşılabilirdir. KY hastalarında düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve sedanter zamanın minimalize edilmesi kardiyovasküler sağlığın geliştirilerek hastalık ile ilgili olumsuz sağlık sonuçlarının azaltılmasında yararlı olacaktır. 

İlgili Blog Yazıları